Büyük Dönüşüm Başladı

İki ay önceki yazımda sormuştum yıkım salgın, tufan, kıtlık acaba hangisiyle gelecek diye? Cevap salgın olarak geldi. Kasıtlı mı kasıtsız mı soruları havalarda uçuşuyor. Başlangıcı ne sebeple olursa olsun bizi hızla yeni bir dünya düzenine doğru götürüyor. Yeni sistem kurulurken muhtemelen mevcut düzenin büyük aktörleri arasında kıyasıya bir var olma ve ardından ayakta kalanlar arasında üstün olma mücadelesi olacak. Belki yeni oyuncular çıkacak sahneye. İzleyip göreceğiz. Paranın el değiştireceği, eski ekonominin enkaz altında kalacağı kesin görünüyor. Bu işin sonu sanki ya taş devrine dönüş ya uzay yolu.

İhtiyacımız olmayan bir tüketim çılgınlığının içine sürüklendik. Altı üstü dört duvar sahibi olmak için insanlar olmayacak borç yüklerinin altına gönüllü olarak girdi. Yeni teknolojilerle, çevreyi kirletmeden enerji üretmek mümkünken petrol için milyonlar evlerinden edilip, ülkeler iç savaşa itildi.

Birçok firmanın batışı bu salgına bağlanacak, işten çıkarmalara salgın bahane olacak. Bunlar zaten olacaktı ama şimdi rasyonalize edilmiş oldu. İnanılmaz miktarda karşılıksız basılan para miktarı yüzünden çöküş kaçınılmazdı. Bu salgın ile işin ucu olmayacak kadar kaçtı. Dünya dijital parası için en hevesli aday pek tabi ki IMF. Bakalım sahneye tam manasıyla çıkmaya hazırlanan yeni nesil kripto paraları alt edebilecek mi?

Çocuklar ihmal edildi. Şimdiki neslin ihtiyaçlarını karşılamayan bir eğitim sistemine mahkumdular. Mevcut okulların kuruluş amacı asker ve işçi yetiştirmek. Oysa artık bu makinaların, bilgisayarların işi. Bizim düşünen, sorgulayan, hayal kuran, yaratıcı bir nesle ihtiyacımız varken biz ne yaptık? Onları tek tipleştirmek için hapishane benzeri binalara kapattık, yarış atı gibi neredeyse körleştirip yarıştırmaya kalktık. Şu an bu salgın sayesinde tüm devletler online eğitime geçiyor hızla. Bakın görün çok kısa zamanda yeni sistem kurulacak.

Kadın konusu, dişil güç konusu hızla gündemimize oturacak. Sanayi devriminin en büyük faturası kadına kesilmişti. Annelik çok konuşulacak. Kadın ve erkeğin sağlıklı bir dünya için el ele vermesi gerekiyor. Eril gücün tek başına dünyayı getirdiği nokta hiç iç açıcı değil. Dişilin acilen duruma el koyması gerekiyor. Burada dişille kast ettiğim şey biz duygusu, merhamet, paylaşım, düşünerek hareket etmek.

Bu dönemde ezberler bozulacak, bütün değerler yeni baştan gözden geçirilecek ve biz daha iyi bir dünya için hep beraber çalışacağız diye umut ediyorum. Çalkantılı, büyük yıkımların olacağı bir dönem ama sonu ferah olabilir.

Sistem İçin Yolun Sonu

Dünyanın geldiği noktada tıkandığı çok açık. Duvara dayandık, gidecek milim yer kalmadı. Tüm sistemler çatırdıyor. Çok küçük bir azınlığın keyfi için milyarlar sefalet içinde. Hepimize yetecek kaynak mevcut ama güçlüler hepsi kendilerinin olsun istiyorlar.

Tüm dinlerde, mitlerde, efsanelerde yıkım tufan, kıtlık, salgın, iklim değişimi veya göktaşı şeklinde geliyor. Her seferinde kalan az sayıda canlıyla hayat devam ediyor.Bakalım bizimki ne şekilde olacak?

Sizce hatalarımızı telafi edecek zamanımız var mı? Yoksa devran döndü, geri sayım başladı mı?

Dünyanın Çivisi Çıktı

Cemal Kaşıkçı cinayetinin azmettiricisi olduğu, Birleşmiş Milletler tarafından bile kabul edilmiş olan Suudi Arabistan veliaht prensi, Foreign Policy dergisi tarafından yılın 40 yaş altı düşünürleri arasında dördüncü sırada. Dergi cinayete rağmen Selman’ın itibarının zedelenmediğini iddia ediyor. Para, çıkar söz konusu olunca hiç bir ahlaki değerin önemi kalmadığını bilirdik ama bu kadar fütursuzca davranılmasına alışık değildik. Yoksa Batı hep aynı Batı. Sadece artık maske takma ihtiyacı duymuyor.

Kimi şu an iklim değişimi dahil bu dönemde yaşananları alamet olarak görüyor. Geçmiş tüm kadim kültürler, ahlak çöktüğünde, insan sayısı doğal dengeyi bozacak kadar arttığında yaşanan büyük yıkımları anlatan hikayelerle dolu. Tufanlar, volkanik patlamalar, depremler, kıtlık, salgın hastalık, meteor çarpması…

En son Kartal’da çöken binayı, beklenen İstanbul Depremi’nin uyarıcısı olarak gören bir tanıdığım var. Bu binaya benzer kaç bina var? Bu binalar yedi şiddetinin üstünde bir depremde ne hale gelecek?

Depremle ilgili bir hayalim var. Keşke bu yaz deprem izleme merkezlerinde önceden hareketlilik fark edilse, şehir boşaltılıp tüm tedbirler alınsa ve kırılma tek seferde gerçekleşse… Ne güzel olurdu deprem stresiyle yaşamaktan kurtulmak. Şehrimizi temizleyip yeniden kursak hatta hayalet gibi duran, içi boş yeni sitelere de evleri yıkılmış olanlar yerleşse… Hayat bize böyle bir fırsat verir mi yoksa hak etmediğimizi mi düşünür bilemiyorum.

Antalya, Hatay, Mersin seralar su altında. Bursa Hali’nde yurtdışından alınan tohumların hastalıklı olduğu iyi mahsul almanın zor olduğu konuşuluyor. Kıtlık kapıda mı acaba?

Komşu ülkelerde H3N2 virüsünden ölenlerin sayısı katlanarak artıyor. İran, vatandaşlarını salgının kaynağı olarak gördüğü Gürcistan’a seyahat etmemeleri konusunda uyardı. Yunanistan, Bulgaristan teyakkuz halinde. Tüm dünyada bu virüsten ölenlerin sayısı hızla artıyor.

Biz büyük hortumları Amerikan filmlerinde görmeye alışıktık. Akdeniz’deki bu yıkıcı, can alıcı hortumlar nereden çıktı?

Artık gerçekten eyleme geçmek zorundayız. Bazı insanların aşırı hırsı, güç saplantısı varlığımızı ölümcül bir şekilde tehdit ediyor. Birçok canlı türünün sonunu getirdik. Eğer bu gözü dönmüş olanları durdurmazsak bizim sonumuz da yakın olabilir.