Değişimin Eşiğinde

Bu bloğu tarihe not düşmek için açtım. Son üç, dört aydır gelişmeler o kadar hızlandı ki… Merkel siyaseti bırakacağını açıkladı. Rusya-Ukrayna gerildi. Macron’un “Avrupa ordusu kuralım” demesine Trump çok kızdı ve Paris’i sarı yelekliler sardı. G20 görüşmeleri devam ederken Huawei CFO’su Kanada’da rehin tutuldu.

Dünyanın en güçlü makamında oturan adam, geçen hafta bizi ekonomik olarak dağıtacağına dair tehditler savurdu. Eskiden olsa borsa çöker, döviz alıp başını giderdi. Amerika’nın bu kadar kısa bir zamanda düştüğü hal içler acısı.

Trump aynı anda hem içerde hem dışarda bütün cephelere saldırıyor. Ağzına ne gelirse konuşmaktan, kafasına estiği gibi tweet atmaktan sakınmıyor. İçerde tüm azınlıkları, liberalleri karşısına aldı.

Meksika sınırına dikmekte kararlı olduğu Duvar için Senato’dan finansman onayını alamayınca işi inada bindirdi. Federal hükümet neredeyse bir aydır kapalı ve 800.000 çalışan bir aydır maaş alamıyor. Morgage ödemelerini yapamadıkları zaman işin ucu bankalara da dokunmaya başlayacak. Üstüne üstlük Trump’ın oğlunun gerginliği tırmandıracak tweetleri, gerilen toplumu zıvanadan çıkartmak üzere.

Açıkçası bizim Gezi olayları gibi bir olay Amerikan topraklarında yaşansa bizim kadar ucuz atlatabileceklerini hiç sanmıyorum. Tüm evler cephanelik…

Üstelik Trump, para babalarını uykularından edecek kadar Fed ile kapışıyor. Biz de çoğunluk zannediyor ki Fed bizimki gibi bir resmi kuruluş. Oysa dünyanın en zengin ailelerinin mülkiyetinde. 1971’den beri dolar altına değil sadece güvene dayalı olarak, işte bu özel banka tarafından basılıyor. Yaratılan balonun büyüklüğü düşünülünce patladığında olacaklardan korkmak lazım.

Küçükken oynadığımız sandalye kapmaca oyunu vardı. Kişi sayısından bir az sandalyeleri dizer; müzik çalarken sandalyenin etrafında dönerdik. Müzik susunca sandalyelerden birine oturamayıp ayakta kalan elenirdi ta ki tek sandalye ve iki kişi kalıncaya kadar. Son turda kim sandalyeyi kaparsa oyunun galibi olurdu. Şu an sanki ortada 3 sandalye ve müzik sustuğunda içlerinden birine oturmaya çalışan 30 kişi var. Bakalım müzik sustuğunda neler olacak?

Açıkçası doların yükseleceğini düşünen herkesin tersine doların sadece TL karşısında değil tüm para birimlerine karşı çökeceğini savunuyorum. Tüm dünya çökecek doların yerine kullanılacak yeni kripto para sistemlerinin alt yapısını, borsasını, takasbankını kuruyor, personel yetiştiriyor.

Değişimler bir anda olur ve dünyanın kanunu eden bulur. Biz kendi kısır gündemimize o kadar dalmış durumdayız ki gelen büyük dalgayı fark eden çok az maalesef. Neyse ki hükümet farkında ve dövize dayalı tahvil çıkararak borçlanma yoluna gidiyor.